9 Haziran 2008 Pazartesi

Kötü taklitlerden sakının !!









2007 senesinde başlayan ve çeşitli çocuk karakterlerinin kullanıldığı "Pınar Beyaz" reklamlarına bayılmıştım..
Özellikle de Okyanus'un oynadığına..

Afacan bir erkek çocuğu Pınar Beyaz'ı bittiğinde "annesine böyle alıyormuş gibi yapıp" arkasından süper text'i patlatıyordu..
"Deliyim di mi ?? " :)

Okyanus'un ses tonu ve yüz ifadesindeki inandırıcılığı çok etkileyiciydi..
O tarihte çoğu insan reklamı,çocuğu ve "Deliyim di mi ?" repliğini konuşuyordu..
Reklam hala ara ara yayınlanıyor ve her gördüğümde sonuna kadar izleyip yüzümde gülümsememin oluşmasını çok seviyorummm..
Güzel ve en önemlisi samimi bir işti bence..

Yaklaşık 10 gün önce televizyon'da inanamadığım bir olayla karşılaştım.
Kanal değiştirirken birden aynı Pınar Beyaz reklamındaki gibi masa başına oturtulmuş ama sevimlilikten oldukça uzak bir erkek çocuğu elinde bir dilim ekmek üzerine kalıp gibi kesilmiş bir peyniri yiyip " Manyak güzel bir peynir " deyince şok oldum..
Ağzım açık kaldı..
Çok kötü bir dejavu yaşamıştım..
Aynı sektörde yer alan Muratbey isimli bir firma yaratıcılıktan uzak olmayı bırakın kötü bir taklit ve çok çirkin duyulan bir text'le karşımdaydı..

Aynı akşam aynı reklama defalarca rastladım.. Şokumu üzerimden atmak ve inanmak istememek adına tekrar tekrar reklam filmini izledim..

Ağzım çıkan tek laf " Yazık " oldu..
Gerçekten firmaya da, bu reklamı çeken ajansa da " Yazık " tan başka söyleyebilecek bir kelime bulamadım..
Sinirlenemedim bile..
Reklam çok kötü ve ucuz bir taklitti..
Bu kadar ufak bir çocuğun ağzından " Manyak " kelimesini o kadar inandırıcılıktan uzak bir şekilde duymak beni acayip rahatsız etti..
Çocukları konu ve hedef alan bir reklamda bu kadar " şahane " bir Türkçe kullanılması ve gelecek nesillere verilen kelime örneklemesinin yanlışlığını tartışmaya gerek dahi duymuyordum..

Derrkeeennn geçtiğimiz haftasonu reklama tekrar rastladım..
Ancak ana tema olarak kullanılan " Manyak güzel bir peynir " lafı sanırım eleştiriler ya da RTÜK müdahalesi ile " Süper güzel bir peynir " olarak değiştirilmişti..
Yine de reklam kötü bir taklit olmaktan öteye gidemedi tabii..

Olmadı.. Olmamıştı..

İşte yine iyi ve kötü - hatta taklit olduğu için çok kötü mü demeli ? - reklam farkı..

Son söz ;
Kötü taklitlerden sakınınnn !!

** Bu reklamlara denk geldiyseniz her ikisinin de hafızanızda yer ettiğine eminim ama tazelemek adına sanırım kısa bir süre için aşağıdaki linklerden onlara ulaşabilisiniz ;


http://www.pinar.com.tr/download/download.asp?assettypeID=6&navID=27

http://www.muratbey.com.tr/

3 Haziran 2008 Salı

Clooney ya da DeVito olmak ??




















Clooney ya da DeVito olmak ??

İlham kaynağım yine Seth Godin :)
Geçenlerde bir yazısında George Clooney ve Danny DeVito’yu örnekleyerek bir yazı yazmış..

Yazı kısacası şu şekilde..

“ Clooney bir film yıldızı, öyle de görünüyor..
Bir yılda on milyonlarca dolar para kazanıyor, Cannes’da takılıyor ve onun gibi olma umudu olanlar ayaklarına dolanıyor..
Danny DeVito ise yaklaşık 1.60 cm uzunluğunda ve penguen rolü için birebir.

Clooney’e benzemediğini hatırlatmak ve bu sebeple aşçı ya da kişisel antrenör olmasının dışında Danny’ye verilebilecek bir kariyer tavsiyesi olabilir mi sizce?

Oysa işin matematiği bize farklı bir yönü gösteriyor..
Şöyle ki Clooney gibi olan kişiler / Clooney gibiler için doğabilecek iş fırsatları oranına baktığımızda Danny için geçerli olabilecek oran çok daha yüksek çıkıyor.
Clooney varken kimse Danny’i, onun işlerini klonlamayı ya da örnek almayı düşünmüyor !!

Herkes Clooney gibi olmaya çabalarken daha az Danny olması sebebiyle Danny’ler için çok daha fazla iş sahası çıkıyor..
Çünkü Danny gibiler çok daha az ( yoksa yok mu ?? soyları mı tükendi?? )

Seth Godin diyor ki ; DeVito’ya yatırım yapın, herkes gibi olmayanlar her zaman fazlasıyla karşılığını verir !

Bayıldım bayıldımmmmmm..
Herkese tavsiyem “ Be like DeVito or invest in DeVito “

Yazının tamamı için ;

http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2008/05/thinking-about.html