
Hepimiz aynı değilmiyiz ?
İndirim ya da mağaza kapanış yazısı gördüğümüzde ihtiyaç kavramını tamamen unutup – en kötü ihtimalle Ayşe’ye ya da alt komşuma hediye ederim düşüncesiyle - kendimizden geçip sağa sola saldırıp “ ucuza “ mal almış olmanın mutluluğunu yaşamıyormuyuz ?
Yaşıyoruzzz..
Bununla övünüp “ ay şekerim kapatıyormuş yok pahasına aldım valla “ diyip bir de bu yönümüzle övünmüyormuyuz ?
Övünüyoruzzzz..
Bu arada kredi kartı ekstremizde biriken meblağları görmüyor, o ürünün dışarda daha ucuza bulunabilme ihtimalini düşünmüyor ya da - en önemli noktadır -aldığımız ürünü aslında neden, ne amaçla ve hangi ihtiyacımıza yönelik aldığımızı bilmiyoruz..
Amannn kimin umurunda?
Ucuz mu ?
Ucuzz !!
İşin sihri burada..
Sadece Türk değil tüm tüketicilerin alışveriş alışkanlarında indirim - mağaza kapanış – işyeri tasfiyesi gibi kavramların ne kadar etkili olduğuna dair süper bir örnek var aşağıda
Yılmaz Özdil’in kaleminden..
İşyeri sahibine uyanık demekten öte söyleyecek bir söz bulamıyorum..
Ancak iş etiği tartışılır tabii..
Buyrun..
Kapatıyoruz!İZMİR'de bir mağaza...
Mobilyacı.
Devasa binası var.
Üzerinde, insan boyunda, kocaman harflerle
"Kapatıyoruz" yazıyor.
"Kapatıyoruz"u gören...
Hemen içeri dalıyor.
Niye?
Niye olacak...
"Batan geminin malları" hesabı,
"piyasanın en uygunu" olsa olsa, odur.
Bir ay geçiyor.
İki ay geçiyor.
"Kapatıyoruz" yazan mağaza, hıncahınç dolu, şakır şakır mal satıyor...
"Açığız" yazan mağazalar, sinek avlıyor.
Üç ay geçiyor.
Dört ay geçiyor.
Mobilyacılar Odası, öbür mağazaların şikáyeti üzerine,
"Kapatıyoruz" yazan mağazaya gidiyor, "Kardeşim, kapatıyoruz kapatıyoruz diyorsun, kapattığın mapattığın yok" diyor.
"Kapatıyoruz" yazan mağazanın sahibi de,
"Kardeşim, benim mağazamın adı Kapatıyoruz... Yoksa kapattığımız mapattığımız yok" diyor.
Hadi be!
Valla.
Meğer...
"Kapatıyoruz"un sahibi, gitmiş Patent Enstitüsü'ne, markasını "Kapatıyoruz" diye tescil ettirmiş, iyi mi!
Yani, aslında kapattığı mapattığı yok.
Aksine...
Kendini "uyanık" zanneden ahalimiz sayesinde "ciro patlaması" yapmış; İzmir'e sığmıyor, başka şehirlerde yeni yeni "Kapatıyoruz"lar açıyor!
Hatta...
Bazı mobilyacılar da, madem "Açığız,Açığız" dediğimiz halde kimse bize gelmiyor, bari "Kapatıyoruz"a mal verelim, belki oradan üç-beş kazanırız diyor.
İşte Türkiye, tam budur.
Ve, nereye baksanız aynıdır.